|
merhaba,
2006 yazında hazır aldığım sırık domates tohumlarını çimlendirerek saksılarda kendi domatesimi yetiştirme tecrübem oldu.Geçen dönemde okuyarak ya da tohum firmasına eposta atarak öğrendiğim pek çok yanlış sonucu kısıtlı bir başarı elde edebilmiştim, bu yanlışlara yeri geldikçe değinirim.
Şubat 2007 sonunda Ağaçlar.net forumlarındaki bir mesajda karşılaştım Pembe Domates Ağı ile.Hemen bir tanışma mesajı attım, bir de ağın Yahoo grubuna kayıt oldum. PDA, evlerinde doğal yöntemlerle ve organik malzeme kullanarak "pembe" ya da diğer türlerden "güzel domates" yetiştirme sevdasına kapılanlarin bilgi ve deney paylaşması için Mayıs 2006'da kurulmuş bir grup.
Sağolsunlar Sevgili Tansuğ'lar bana ricam üzerine zarf içerisinde bir miktar pembe domates çekirdeği gönderdiler. Zarftan 3 grup çekirdek çıktı;
1. Metin Varol'un Tekirdağ'daki tarlasındaki organik topraklarda ve doğal yöntemlerle yetişen pembe domateslerinin çekirdekleri
2. Selim Güleç'in Hatay'ın Serinkuyu beldesinden gönderdiği 20 yıldır doğallığı bozulmamış pembe domateslerin çekirdekleri
3. Ömercan Organik Tarım Çiftliği'nin Çanakkale'de yetiştirdiği pembe domateslerin çekirdekleri.
Bu sayfalardan bu tohumların Adana ikliminde, bizim balkonda yetişme serüvenini aktarmaya çalışacağım.
*Not(05/06/2007): PDA grubu Yahoo gruplarından Google gruplarına taşındı.İletişimi şurada sürdürüyoruz.
|
|
|
20.03.2007 |
|
8*12'lik bir viyolde Klasmann Potgrond P marka torf içerisine Tansuğ'lardan gelen tohumları ektim. Viyolü sera naylonu ile iyice sarıp, balkondaki kapalı pvc oda içerisinde gölge bir yere yerleştirdim.
|
|
|
|
24.03.2007 |
Sera naylonunu kapalı tuttuğumdan bugüne kadar hiç su vermedim.Torfun su miktarını kontrol etmek için mini serayı açtığımda çekirdeklerin %50 kadarının filizlendiğini gördüm, beklediğimden erken bir karşılaşma oldu.Viyol kenarlarına tahta parçaları koyarak, sera örtüsünü yükselttim, böylece tüm çekirdekler filizlenene kadar hali hazırda çıkmış olanların sera örtüsü altında ezilmelerini önlemeye çalıştım.
|
|
|
26.03.2007 |
Tohumların hemen hepsi filizlendi ve 2-3cm boya erişti.Sera naylonunu tamamen kaldırıp, viyolü üstü açık olarak doğrudan güneş almayan ama ışıklı bir yere yerleştirdim.
Çekirdekleri viyole ekerken ilk yazıda bahsettiğim farklı çekirdek çeşitlerini ayrı ayrı sıralara ekmiş, not düşmüştüm.Şu anda hemen hepsi aynı renkte, büyüklükte görünüyor, şimdilik çeşitler arasında bir fark yok.Belki daha büyüyünce farklarını gösterirler, bilemiyorum.

|
|
|
28.03.2007 |
Fidelerin büyümesi sürüyor, yaprakları açtılar yanlara doğru :)
|
|
|
|
13.04.2007 |
Kısa bir tatil, ardından fotoğraf makinamın yokluğu nedeniyle uzun bir süre not düşemedim.
Tatile kadar yukarıda da yazdığım gibi herşey çok güzel gidiyordu, gece uyumadan gözümün önüne kiloluk domatesler geliyordu.Tatilden dönünce aradan hemen hemen 5 gün geçmesine rağmen fidelerin hemen hemen bıraktığım gibi olduklarını gördüm.Daha doğrusu viyol içindeki, özene bezene tek tek diktiğim fidelerin.Elimde kalan, viyole sığmayan ve bir dondurma kutusu içine koyduğum torfun içine rastgele serptiğim tohumların fideleri ise aynı hızla büyümelerini sürdürmüşlerdi.İlk şaşırtma zamanı da geldiğinden bazı fideleri yerlerinden söktüm ve kutuda serpilmiş fidelerin köklerinin 3-4 cm'ye kadar uzadığını, viyol içindeki fidelerin köklerinin ise 1 ya da 2 cm. olduğunu gördüm.
Viyol içinde toprak yüksekligi az, saksida daha fazla torf var ondan kaynaklaniyor olabilir ama viyol içindeki fidelerin
kökü daha dibe gitmis de yolu bitmis degil,üstte duruyorlar öyle
demek ki torf yüksekligine baglamak pek mümkün degil.Ayrica viyol
içerisine ekmeden önce tarimci olan kayinbabama danismis, viyol
yüksekliginin önemli olmadigi, kökün içerisnde sarilacagi cevabini
almistim.Örnek olsun diye de ufacik viyoller içerisinde koca koca
karpuz fidelerini göstermisti.
Farkli yerden gelen tohum cinslerine de baglamak mümkün degil, çünkü hem viyolde hem saksida ayni cins tohumlari karsilastirdim.
Benim akıl erdiremediğim bu durumu sağ tarafta linkini verdiğim "Balkonda Domates Yetiştiriciliği" dökümanının yazarı Sn.Güleç'e eposta ile soracağım, cevap gelirse burada paylaşırız.
***
Bu arada fidelerin büyükçe bir kısmını çiftliğe götürdüm, toprağa alacağız bu haftasonu.Gözüme kestirdiğim, iyi durumda olduklarını düşündüğüm bir kısmının da ilk şaşırtmasını yapıp 15cm. yüksekliğinde, 12 cm. çapında küçük plastik saksılara ve kızlarımdan kalan, metal mama kutularına diktim.
2 tanesinin fotoğrafını yapıştırıyorum aşağıya;

Sezon başında yine domates yetiştirmeye karar verip, bir de Pembe Domates Ağı ile karşılaşınca, uygun saksı arayışına gitmiş, sonunda ahşap sandıklara karar vermiştim.Bu sandıklara niye karar verdim, nereden buldum, nasıl yaptım, uzun uzun, fotoğraflarla birlikte Ağaçlar.net'te şu başlık altında anlattım, bir göz atmanızda fayda var. Daha sonra anlaşıldı ki bize daha yüksek saksılar gerekecek, boğazlama yapacağız domateslerimize. Bu sene bütün saksı bütçemizi evimize yeni gelen 6 narenciye ağacına harcadığımızdan, en ucuz ama iş görecek çare olarak, büyük boy kovalar geldi aklımıza.
Tanesi 6ytl'den aldığım kovaları, çiftlikten gelen iyice yanmış doğal gübre ve toprakla doldurdum, fideleri yerlerine almayı bekliyorum hevesle.Muhtemelen yarın olacak o iş.
Fideleri de ektikten sonra kovaları fotoğraflar yapıştırırım, sanırım çap ve yükseklik olarak çok ideal bir seçim oldu.
|
| |
|
17.04.2007 |
Nihayet yerlerine yerleştiler pembeler.Normalde her kovaya bir fide diye düşünüyoruz ama koca kovada şimdilik birbirlerine karışmazlar diye ikişer tane diktim.10 gün sonra hangisi daha zayıf kalmışsa, söküp toprağa alacağım, galip balkonda kalacak :)


Bu da geçen mesajda bahsettiğim 6ytl'lik kovalar, hem boyları hem çapları çok uygun.Yalnız pek estetik değiller, bizim balkonun görünmeyen kısmında kaldıklarından pek sorun değil ama oturduğunuz bir alanda kalacaklarsa domatesler büyüyene kadar gözünüz takılabilir :)
Bir kaç dakika önce, bu mesajı yazmak için fotoğrafları hazırlarken çok ilginç bir şey oldu.Fotoğraf makinası çıplak gözle dikkatimden kaçan bir şey yakalamış sensörleriyle.Aşağıya yapıştıracağım fotoğrafta 3 tane yeşil misafir görünüyor:

Sabah kalkar kalkmaz gün ışığında bakacağım ama yaprak bitine benziyorlar, çok fena.Normalde bu yeşil canavarlar için kullandığım bir ilaç var ama domateslerimizde kullanamayız.Bu durumda ağaçlar.net'te daha önce okuduğum ev yapımı zararsız ilaçlara yeniden göz atmam gerekecek, umarım kolayca kurtulurum bu davetsiz misafirlerden.
|
| |
Tüm Pembeler toprağa kavuştu |
23.04.2007 |
Yaprak bitlerini gördüğüm akşamın sabahı kalkar kalkmaz domateslerin başına gittim.Uzun süre inceledim, mercekle baktım, yeni fotoğraf çektim ama bir tane bile bit görmedim.Şimdi düzenli olarak kontrol ediyorum, bazı sabahlar bir ya da iki tane bit görüyorum yapraklarda, onları da bir cımbızla ezip temizliyorum yaprakları.Organik ya da kimyasal herhangi bir şey sıkmama gerek kalmadı neyse ki.
Her kovaya iki fide diktiğimi yazmıştım, hangisi kuvvetlenirse diğerini sökmek üzere.2 gün önce galipleri belirleyip kova başına bir fide bıraktım.Mağlup fideleri, viyoldeki yaklaşık 80 fideyle birlikte çiftliğe götürdüm ve Ahmet Abi'miz hepsini, yaklaşık olarak 70m2 bir alana dikti.Ben düzenli olarak gidemiyorum çiftliğe, belki haftada bir.Karpuzdu, narenciyeydi derken, asıl işinin arasında Ahmet Abi ne kadar bakabilecek pembelere göreceğiz.Yine de mümkün olduğunca çekirdek elde edip zinciri devam ettirmeye çalışacağım.

|
| |
|
04.05.2007 |
Pembelerin büyümesi sürüyor.
Kovaların bir kısmı evin güney cephesinde, bir kısmı da doğu cephesinde duruyordu.Güney cephesinde duranlar, gün doğumundan gün batımına kadar güneş ışınlarını içlerine çekiyorlar.Doğu cephesi ise sadece öğlene kadar güneş görüyordu.Bir süre sonra pembelerdeki gelişim farkı gözle görünür hale geldi, hemen hemen 2 katı büyüklüğe ulaştı güneydekiler.Hemen tüm kovları güney cephesine taşıdım, şimdi hep beraber daha mutlu gibiler.
Burada bahçe bekçisiyle beraber görülüyorlar, her ne kadar bekçi az önce bir tanesinin dalını severken kırsa da mutlular yine de :)
Bu arada iki güne bir kontrol edip, koltuk almayı da ihmal etmiyorum.Koltuk alma ile ilgili ek bilgiyi PDA sitesinde, şu mesajda bulabilirsiniz.
|
| |
Pembeler iyice meşhur oldu |
07.05.2007 |
06.05.2007 tarihli Hürriyet Pazar'da Pembe Domatesler'le ilgili bir haber yayınlandı, online olarak da şurada okuyabilirsiniz.
Haber daha çok insanın Pembelerle tanışmasına ve ağımızın genişlemesine yardımcı oluyor.Dünden beri pek çok insan ya gruba başvuruyor ya da bizlere eposta atıyor, çok sevindirici.
Yalnız, grup anasayfasında da belirtildiği üzere PDA balkonda domates yetiştirmenin ötesinde bir hedef gözetiyor.Yayınlanmış bir manifestomuz var, aramıza katılmak isteyenlerin bu manifestoyu okuyup kabul etmesi, oradaki hassasiyetleri gözetmesi, benimsemesi gerekiyor.
Konuyla ilgili daha detaylı bilgiyi PembeDomates.com sayfamızda şu başlıkta bulabilirsiniz.
Gruba başvurmak için, grup anasayfasının adresini de hatırlatalım;
http://tech.groups.yahoo.com/group/pembedomates/
Bu arada, yeni üyelerimiz, PDA Rehber 1 dosyasında başlangıç için gerekli tüm bilgileri bulabilirler. Koca koca, pembe pembe domatesler yetiştirmeniz dileklerimle :)
|
|
|
17.05.2007 |
Gazete haberinden sonra PDA, üye sayısını hemen hemen 3 katına çıkardı.Kent yaşamı içine sıkışıp bir avuç saksı toprağından fayda bekler bizler, biraz daha kalabalıklaştık :)
PDA yeni gelen üyelere tohum ve fide bulmakta başta zorlandıysa da, eski üyelerin yardımıyla tüm yeni üyeler pembe tohumlarını ya da fidelerini edindiler.
Bu arada benim pembelerden bahsetme şansımız olmadı, onlar da boş durmadılar.Önce hepsi çiçeklendiler;
Sonra daha da büyüdüler ve ikinci grup çiçeklerini açtılar.Aşağıdaki fotoğrafta alt kısımda ilk grup çiçekler, üstte okla gösterilen kısımda da ikinci grup çiçekler görülüyor;

Bu arada belki biraz geç kaldım ama "boğazlama" işlemini yaptım tüm saksılarda.PDA blogunda okuduğum saksıyı yanlardan plastik bir parça ile yükseltme fikrini çok beğendim, biraz zaman geçince onu uygulayabilirim belki.

Sonra yılın ilk meyveleri geldi :) İlk grup çiçeklerin bir çoğu meyveye dönmüş, minik minik yeşil yeşil sırıtıyorlar yaprakların arasından;
|
| |
|
28.05.2007 |
Geçen sene çok su verdiğimden domateslerim perişan olmuşlardı.Hem o tecrübeden hem PDA notlarından edindiğim tecrübeyle bu sene su konusunda pek bir cimriyim.İlk dönemlerde az su vermemin avantajını görmüştüm, domatesler çok güzel büyüdü ama bu günlerde verdiğim su az kalıyor gibi, özellikle alt kısımlardaki yaprakların kenarları her zaman büzüşüyor.Su miktarını biraz arttırmak gerekecek sanırım, bunu sorayım gruba.
Bu sabah çok kötü bir sürpizle daha karşılaştık.Eşimin gösterdiği bir domates alttan kahverengi lekelerle kaplanmış ve içten çürümüş gibi görünmekteydi.Diğer meyvelere baktık, iki tanesinde de aynı lekeler vardı.Şimdi, bunların ne olduğunu bilmiyorum, gruba soracağım ama fikriniz varsa eposta ile bana bilgi verebilirseniz memnun olurum.

Agaclar.net'teki bir üyemiz, "limon", "
Domateste de alt tarafta kalanlarda bazen kararmalar lekeler çürümeler olabiliyor. Onlari koparip atin bitki bosuna onlar için enerji harcamasin. Her sebzede bir kaç fire olmasi bence normal." diye cevaplamış konuyla ilgili sorumu.Yine de bunun tam olarak ne olduğunu öğrensek iyi olur.Hasad yayıncılık tarafından yayınlanan "Amatörler İçin Sebzecilik" kitabıma baktım, ondaki hastalıklara da benzetemedim.
Bu arada "koltuk alma" ile ilgili bir soruyu cevaplamak için bir çizim yaptım, onu da buraya yapıştırayım, belki konuyu tam anlamamış domatesseverlere faydası olur;

Bakalım ne olacak?
|
| |
Daha yeni mesajları 2. sayfadan okumaya devam edebilirsiniz. |
| |
| |
| |
|
|
|
|